Etiket arşivi: Demiryolu

YEDİKULE DEMİRYOLU TESİSLERİ (CER ATÖLYELERİ) SANAT TARİHİ RAPORU

YEDİKULE DEMİRYOLU TESİSLERİ (CER ATÖLYELERİ)

SANAT TARİHİ RAPORU

Yrd.Doç.Dr.Ahmet Vefa ÇOBANOĞLU                      Hayri Fehmi Yılmaz (M.A.)                        

Sanat Tarihçisi                                                                 Sanat Tarihçisi

Osmanlı devletinde 1830’larda demiryolu inşaatlarına ilişkin projeler hazırlanmış, aynı yüzyılın ortalarında yapım çalışmaları başlatılmıştır. 1914 yılına kadar geçen yaklaşık 60 yıllık süre içinde 12.000 km’yi aşan demiryolu ağına sahip olunmuştur. 1870’lerin başında İstanbul Edirne güzergâhı inşa edilmiştir. Baron Hirsch inşaat ve işletme işlerini üstlenmiş olup “Rumeli Demiryolları Şirketi Şahanesi” ve “Rumeli Demiryolları İşletme Kumpanyası” adlı iki şirket kurmuştur. Çalışmanın başlangıcında demiryolunun geçeceği hatlar belirlenmiş bu işi Fransız, Alman ve Avusturyalı mühendislerden oluşan bir ekip gerçekleştirmiştir.

Hazırlanan hat önerilerinin bir kısmı 14. Mayıs 1870 tarihinde Nafia Nezaretine sunulmuş, bunlardan Yedikule-Küçükçekmece hattı için 3 Haziran 1870 tarihinde eksiklikleri ileride tamamlanmak üzere olumlu rapor verilmiştir. 4 Haziran 1870 tarihinde bu hattın çalışmaları başlamış, 4 Ocak 1871 tarihinde sadrazamın da katıldığı bir tören ile açılmış ve bu neden imtiyaz sahibi Baron Hirsch’e birinci rütbeden Mecidiye nişanı verilmiştir. İnşaatın hızla bitirilebilmesi için 2000 den fazla işçinin çalıştırıldığı bilinmektedir. Aralık 1870’lerde Nafia Nezaretine sunulan rapor ve padişahın onayıyla Yedikule Sirkeci hattının inşaatı da başlatılmıştır. 

Yedikule Küçükçekmece hattında istasyon hizmet binaları ve lojman yapıları birkaç değişiklik dışında aynı mimari karakteri taşımaktadır. Geniş ve eğimli bir arazi üzerinde yer alan Yedikule İstasyonu hattın, tren bakım ve onarımlarının gerçekleştirildiği tek istasyon olma özelliğine sahiptir. Bünyesinde atölyeler, kömür ve gaz depoları da bulunmaktaydı. Yük taşımak için marşandiz garları ve ambarlar dışında lokomotif depolarında da sundurmalar, işletme atölyeleri, su kuleleri, lokomotif bakımı ile ilgili araçların bulunduğu mekânlar vardır. İstasyon ve depo yakınında lokomotif personeli için yıkanma yerleri ve servis yatakhaneleri vardı. Demiryolu ile ilgili bakım ve onarım atölyeleri demiryolunun deniz yönünde inşa edilmiştir. Böylece lokomotif ve vagonların atölyeleri kolayca giriş çıkışı sağlanmıştır. Atölyelerde lokomotif ve vagonların sökümü, onarımı ve montajı yapılabilirdi. 

Yedikule Cer Atölyeleri Rumeli Demiryolu hattının teknik ve hizmet yapıları kompleksidir. Cer çeken ve çekilen araçları tanımlamak için kullanılan teknik bir terimdir. Bu atölyeler uzun yıllar hizmet vermiş Trakya hattının lokomotif, yolcu ve yük vagonları burada tamir edilmiş, atölyelerin çok eski olan tezgâhları günün şartlarına göre zaman zaman yenilenmiş, binalarda tamir edilerek ihtiyaca göre genişletilmiştir. 1948 yılında yapılan bir tespitte atölyelerde 639 işçi çalışmaktaydı. Daha sonra komplekse eklenmiş olan çırak okulu da 1972 yılına kadar faaliyetini sürdürmüştür. Yedikule vagon bakım atölyesi ile Yedikule dizel lokomotif deposu daha aktif bir yönetim sağlanması amacıyla 1992 yılında “Yedikule Cer atölyesi” adı altında birleştirilmiştir. 1997 yılında ise aktivitesini kaybettiği gerekçesi ile tesisin tamamı kapatılmıştır. 

Yedikule Cer Atölyeleri, Yedikule semti içinde güneydoğusunda sahil surları, güney batısında Yedikule Gazhanesi, kuzeybatısında Yedikule Hisarı ve Yedikule Tren İstasyonu ile sınırlı olup yaklaşık 43.000 m2’lik bir arazide, 2384 Ada üzerinde yer almaktadır. Bölge 5. yüzyılda inşa edilen kara surları ile kent alanı içinde kalmıştır. Ayasofya civarından başlayan ana yol hattının biri bu bölgedeki Altınkapı’ya kadar devam etmekteydi. Cer atölyesinin değişik yapılarını Marmara Sahilinden surlar Bizans dönemine aittir. Duvar ve kulelerin hem Bizans hem Osmanlı döneminde defalarca yenilendiği anlaşılmaktadır. Surların yapı malzemesinin bir kısmı özellikle küfeki blokları atölyelerin bazı yapıların inşaatında da kullanılmıştır. Surların arkası zamanla dolarak duvarları bir teras haline getirmiştir. Birçok bölümde cer atölyesi ile birlikte surlarda yenilenmiş ve geç devir Osmanlı duvar tekniğinin özelliklerini taşır olmuştur. Marmara Surları’nın üzerine birçok yerde Bizans ve Osmanlı dönemi boyunca farklı yapılar inşa edilmiştir.   

Cer Atölyeleri’nin ana yapılarına kullanım sırasında meydana gelen ihtiyaçlar doğrultusunda yeni birimler eklendiği anlaşılmaktadır. Bu yapılara ilişkin ulaşılabilen en eski görsel veriler, alanın 1914-1915 yıllarındaki durumunu gösteren Alman Mavileri denilen haritalardır. Ankara Cer Atölyesi Arşivinde yer alan 1947 ve 1953 yılı haritalarından Yedikule Cer Atölyesi’ndeki yapıların gelişimi konusunda bilgi edinilmektedir.

Vaziyet planı üzerindeki yerleşime bakıldığında demiryolu hattı üzerinde inşa edilen cer atölyelerinin lokomotif ve vagonların periyodik bakım ve onarımlarına imkân sağlayacak bir işlev şemasına göre tasarlandıkları ve buna göre arazi üzerinde konumlandırıldıkları anlaşılmaktadır. Atölye komplekslerinde önce en temel ihtiyaçları karşılayacak birimler inşa edilmiş, zaman içinde gelişen ihtiyaca bağlı olarak diğer birimler eklenerek organik bir biçimde büyüme sağlanmıştır. Benzer gelişim Ankara, Sivas, Eskişehir, Halkapınar cer atölyelerinde de görülmektedir. 

Sur üzerinde yer alan ve sırası ile Bondaj, Tavlama Ocağı, Tamirhane, Demirhane, Kiler – Aşevi, Makine Dairesi, Elektrik Santrali gibi yan yana sıralarmış küçük birimlerden oluşan mekânlar farklı dönemlerde eklemelerle oluşmuştur. Bazı birimlerde sura ait küfeki taşlar ikinci kez kullanılmıştır. Ancak yapıların genelinde yığma harman tuğla kullanılmıştır. Bu birimler 1915 tarihli Alman Mavileri haritasında görülmektedir. Yapılar bu veri ve malzemelerine dayanarak 19. Yüzyılın sonu ile 20. yüzyılın başlarına tarihlendirilebilir. Kısmen üst örtüleri çökmüş olan birimlerin yanında ahşap makaslı çatılarını hala koruyan birimlerde vardır.  

Elektrik Santrali: Elektrik santrali olarak adlandırılan birim yığma harman tuğla ve surdan devşirilen küfeki blokları ile inşa edilmiştir. İki meyilli çatısı içte ahşap makaslı, dışta Marsilya kiremidi ile kaplanmıştır. Bu birim 19. yüzyıl sonu ile 20. yüzyıl başlarına tarihlenebilir. 

Makine Dairesi: Makine dairesi olarak adlandırılan birim yığma tuğla ve küfeki blokları ile inşa edilmiştir. Duvarların malzemesi sıvaların döküldüğü yerlerden izlenebilmektedir. Çatı ve tavan ahşaptır, iki meyilli çatı Marsilya tipi kiremit ile örtülüdür. 19. yüzyıl sonu ile 20. yüzyıl başlarına tarihlenebilir. 

Aşevi – Kiler: Aşevi ve kiler olarak adlandırılan birim deniz yönünde büyük oranda sur duvarlarını kullanmıştır. Yapının ahşap makaslı tavanları kısmen korunmuştur. İki tarafa meyilli çatı Marsilya tipi kiremit kaplıdır. Yapı malzemesi surdan devşirilen küfeki taşlar ve harman tuğladır. İçte bazı duvarların alt kısmı beyaz fayansla kaplanmıştır. Yapı 19. yüzyıl sonları ile 20. yüzyıl başlarında inşa edilmiş olmalıdır. Elektrik Santrali, Makine Dairesi, Aşevi – Kiler birimleri aynı çatı altında ele alınmıştır.    

Tamirhane ve Demirhane: Aşevi – Kiler yapılarından sonra bu birimler bulunmaktadır. Bu bölümler sıvaları dökülen yan duvarlarından görüldüğü kadarı ile surlara ait küfeki taşı malzeme ile inşa edilmişlerdir. Muhtemelen kiremit kaplı ahşap örtüleri bugün mevcut değildir. Her iki birimde 19. yüzyılın sonu ile 20. yüzyılın başlarında inşa edilmiş olmalıdır.

Bondaj ve Tav Ocağı Bölümü: Sur üzerindeki kule ile bütünleşik yığma taş yapının üst kısmında yer yer harman tuğla kullanılmıştır. Yapı 19. Yüzyıl sonları 20. Yüzyıl başlarında inşa edilmiş olmalıdır. Yapının yan cephelerinde köşelerde ve duvar yüzeyinde yine tuğladan yapılmış plastırlar vardır. İçte ahşap makaslı olan kırma çatı ile kapatılan yapı Marsilya kiremidi ile örtülüdür.

Yukarıdaki bölümlerden sonra sur üzerinde bir bölgede yapı yoktur. Bir sonraki yapı Elektrikhane ve Trafo Binası’dır. Yapı 19. yüzyıl sonu – 20. yüzyıl başında inşa edilmiş olmalıdır. Duvarları yığma harman tuğla olan yapı iki katlı olup ahşap tavanlı ve iki yöne meyilli Marsilya tipi kiremit kaplı çatılıdır. Cephesinde kare ve dikdörtgen şeklinde büyük açıklıklar dönemin sanayi yapıları için tipiktir. İçinde yer yer betonarme kolon ve kirişler de görülmektedir. Trafo binası da benzer yapım teknikleri içermektedir. 

Kaynakevi: İnce uzun yapı dikdörtgen şeklindedir. Tek katlı yapının duvarları delikli harman tuğla ile yığma olarak inşa edilmiştir. İki meyilli ahşap makaslı çatının üst kısmında bir bölüm yükseltilmiştir. Alman Mavileri denilen haritalarda görülmediği için 1915 tarihinden sonra inşa edilmiş olmalıdır. Ankara Cer Atölyesi arşivinde bulunan ve 1947 yılında yapıldığı anlaşılan Yedikule Cer Atölyesi Genel Durum Planı’nda yapı kaynakevi olarak işlenmiştir. Yapının bu tarihten önce inşa edilmiş olmalıdır.      

Demirhane: Demirhane olarak tanımlanan yapı betonarme olarak inşa edilmiştir. İki yana meyilli metal bir çatı ile kapanan yapının kolon ve kirişleri de cepheden algılanmaktadır. Alman Mavileri denilen haritalarda görülen yapı 20. yüzyılın başında inşa edilmiş olmalıdır.  

Bu birimlerin sur ile kaynaşmış oturumunun kaldırılması sur duvarlarına kısmen zarar verebilecektir. Yapıların inşa edildiği dönem ve sur ile olan organik ilişkisi bunların dönem eki olarak mevcudiyetlerini muhafaza etmesini gerekli kılmaktadır. Yedikule Cer Atölyesi’ni oluşturan ana binaların dışında bunların tamamlayıcı durumunda ek birimler olduğu ve dolayısı ile de mevcudiyetleri bu kompleksin bütünlüğü açısından anlamlıdır. Durumun dikkate alınarak bu birimlerin kültür varlığı olarak tescillenmesi uygun olacaktır. 

  •     *     *

Ayrıca bu kompleksin bünyesi içinde yer alan  

Müdüriyet (Direktörlük) Binası:  Yapı ince uzun bir oturuma sahip dikdörtgen planlı olup iki katlıdır. Betonarme olarak inşa edilen binanın altında Yedikule semtini sahile bağlayan bir geçit bulunmaktadır. Bu geçit yakın zamanda kapatılmış olup kullanılmamaktadır. 1914-1915 tarihli haritalarda görülmeyen yapı, Demiryolları arşivinde bulunan 1947 tarihli bir vaziyet planında direktörlük olarak işlenmiştir. Müdüriyet binasının ve altındaki geçidin 20. yüzyılın ilk yarısında inşa edilmiş olduğu anlaşılmaktadır. Binada bir dönem üst kattaki mekânlar birleştirilerek sınıflara dönüştürülmüş ve eğitim amaçlı olarak kullanılmıştır.

Kazanhane: Çelik taşıyıcı sistemle hazırlanan yapı kent haritalarında ve demiryolları arşivlerindeki vaziyet planlarında görülmez. 1947 ve 1953 yıllarında yapılmış olan ve TCDD Arşivinde yer alan haritalarda mevcudiyeti görülmeyen yapı 2009 yılında yapılan tespitlerde varlığı belirtilmiştir. Bu nedenle en erken 20. yüzyılın son çeyreğinde inşa edilmiş olmalıdır. Yapının örtü sistemi ve çelik ayaklar arasında kalan bölümlerinin çoğu yok olmuştur.

  1. yüzyılın ilk yarısında betonarme olarak inşa edilmiş olan Müdüriyet (Direktörlük) Binası (16.02.1992 tarih 4273 sayılı karar ile tescil edilmiş) ile 20. yüzyılın son çeyreğinde çelik taşıyıcı sistemle inşa edilmiş olduğu anlaşılan Kazanhane binasının (22.12.2004 tarih ve 353 sayılı karar ile yeri krokide belirtilmeden 36.01 m2’si tescil edilmiş) yapılan incelemeler sonucunda kültür varlığı olabilecek özellikleri tesbit edilememiştir. Her iki yapının tasarımları, yapım teknikleri, uygulanan işçilik ile plan özelliklerinin bir değer ifade etmedikleri dikkate alındığında bu yapıların tescilden çıkarılması önerilmektedir. 
  •     *     *

Yedikule, Bucak Bağı / Bucak Ağa Mescidi

Mescit Yedikule yakınlarındadır. Hüseyin Ayvansarayi’nin Hadikatü’l Cevami adlı eserinde yapının mahallesi olduğu ve baniyesinin Rukiye Hatun olduğu yazılıdır. Ancak baniyenin kimliği ve kabri hakkında bilgi yoktur. Hadika’nın bazı nüshalarında yapının adı Bucak Ağa olarak ta geçmektedir. Bir nüshada ise mescidin kiliseden münkalib (çevrilmiş) olduğu bildirilmiştir. Bu kayıt dikkate alınarak İstanbul’da camiye çevrilen kiliseler ile ilgili yayınlarda bu mescidin adı da geçmiştir. Ancak yapının bir gravür ya da fotoğrafı bugüne kadar tespit edilemediği için durumunu incelemek güçtür.  İstanbul’un kiliseden dönme yapılarını anlatan seyyahların bu mescidi ziyaret edeni de tespit edilememiştir. Ekrem Hakkı Ayverdi tarafından yayınlanan 19. Asır İstanbul Haritası’nda mescidin bulunduğu sokak Emine Hanım Camii Sokak olarak belirtilmiş, camide bu isimle gösterilmiştir. Bu isim Hadika’da geçmemektedir. Muhtemelen Bucak Bağı Mescidi daha sonra bu isimle de anılır olmuştur. Demiryolları arşivlerinde bulunan bazı haritalarda mescit yeri kesin olarak belirlenebilmektedir. Ancak Demiryolu hattının genişletilmesi sırasında ortadan kaldırılmıştır. Hakkı Göktürk tarafından “Bucak Bağı Mescidi” adı ile 1963 yılında kaleme alınmış olan İstanbul Ansiklopedisi’ndeki maddede bu yapı yakındaki Hacı İlyas Mescidi ile karıştırılmıştır. Yapının konu ile ilgili haritalarda yeri kesin olarak gösterilmektedir. Mevcut demiryolu hattının kaldırılması söz konusu ise caminin bulunduğu alanın korunması önemlidir. Yapının ihyasında bu durum göz önünde bulundurulmalıdır. 

KAYNAKÇA

AYVERDİ, Ekrem Hakkı, 19. Asırda İstanbul Haritası, İstanbul 1958

DAĞDELEN, İrfan, Alman Mavileri, 1913-1914 İstanbul Haritaları, İstanbul 2007

“Demiryolu”, Türk Ansiklopedisi, Cilt 13, sayfa 6-12

DİRİMTEKİN, Feridun, Fetihten Önce Marmara Surları, İstanbul 1953

FOSS, Clive, WİNFİELD, D., Byzantine Fortifications, Pretoria 1986

GÖKTÜRK, Hakkı; “Bucak Bağı Mescidi”, İstanbul Ansiklopedisi, (Haz: R.E. Koçu), C.6, İstanbul 1963, s.3095

Hüseyin Ayvansarayi – Ali Satı Efendi – Süleyman Besim Efendi,  Hadikatü’l Cevami (İstanbul Camileri ve Diğer Dini – Sivil Mi’mari Yapılar), (Haz: Ahmed Nezih GALİTEKİN), İstanbul 2001.

MİLLİNGEN, Alexander van, Byzantine Constantinople, The Walls of the City and Adjoining Historical Sites, London 1899

MÜLLER-WIENER, Wolfgang, İstanbul’un Tarihsel Topografyası, 17. Yüzyıl Başlarına Kadar Byzantion-Konstantinopolis-İstanbul, İstanbul 2001

TAMER, Cahide, İstanbul Bizans Anıtları ve Onarımları, İstanbul 2003

TAYLAN, O.T., Demiryolları İşletmesi; Teşkilat, Tarifler, Katarlar, Cer İşleri, İstanbul 1936

TUNAY, Mehmet İ., Türkiye’de Bizans Mimarisinde Taş ve Tuğla Duvar Tekniğine Göre Tarihlendirme, İstanbul Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Arkeoloji ve Sanat Tarihi Bölümü, Sanat Tarihi Anabilim dalı yayınlanmamış Doktora Tezi, İstanbul 1984,

UZUN, Tayfun, Osmanlıdan Günümüze Demiryolları, İstanbul 2005

ÜLKEKUL, Cevat, Piri Reis ve Türk Kartograflarının Çizgileriyle XVI. , XVII. ve XVIII. Yüzyıllarda İstanbul, İstanbul 2013

ÜNAL, Mehmet, Endüstri Mirası Kapsamında İstanbul Yedikule TCDD Atölyelerinin Mimarisi ve Koruma Sorunları, Trakya Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, (yayınlanmamış yüksek lisans tezi), Edirne 2009.

www.demiryolcu.com

 

Buondelmonti’nin gravürü esas alarak hazırlanan gravür. 16. Yüzyıl
Aynı gravürün Yedikule civarını gösteren bölümü
Kitab-ı Bahriye’de İstanbul Minyatürü ve Surlar
Kitab-ı Bahriye’de Yedikule ve çevresi
Yedikule ve çevresinde Marmara Surları
Marmara Sahil Surları ve demiryolu tesisleri
Marmara Surları sahil yolu inşaatından önce
Kauffer Haritası’nda Yedikule ve çevresi
E. H. Ayverdi’nin yayınladığı 1870’lere ait İstanbul Haritası’nda bölge ve çevresi
Müller – Wiener’in hazırladığı Yedikule ve çevresini gösteren harita
Surlar ve üzerinde demiryolu binaları 1960’lar
Marmara Surları üzerinde demiryolu tesisleri 1960’lı yıllar
Yedikule demiryolu tesisleri ve çevresinin planı
Yedikule demiryolu tesisleri ve surlar üzerindeki yapılar
Demiryolu tesislerinin sur üstündeki binalarını gösteren harita
Demiryolu tesislerinin genel planı (1900)
TCDD Arşivi’nde yer alan 1947 tarihli harita
TCDD Arşivi’nde bulunan 1953 tarihli harita
Tescile önerilen yapılar Kaynakevi ve Demirhane
Tescile önerilen yapılar Kaynakevi ve Elektrik ve Trafo
Tescile önerilen yapılar, Trafo ve Elektrik Binası
Tescile önerilen yapılar, Demirhane Binası
Bizans dönemi kulesine oturan ve tescile önerilen, Bondaj ve Tav Ocağı birimi
Bizans dönemine ait kemerler ve modern duvarlar
Surlar üzerinde yıkılmış olan tamirhane biriminin yeri
Surlar üzerindeki ek yapılardan tescile önerilen kiler, aşevi birimlerinde küfeki ve tuğla malzeme ile örülen duvarlar
Marmara Surları’na ait taşlarla örülen yan duvar
Tescile önerilen Makine Dairesi ve Aşevi birimleri
Tescile önerilen yapı iç mekan
Tescile önerilen yapı iç mekan
Tescile önerilen yapının sur duvarı ile ilişkisi
Tescilden düşülmesi önerilen Müdüriyet binası
Tescilden düşülmesi önerilen çelik taşıyıcılı Kazanhane binası
TCDD Arşivi’nde bulunan 1900 tarihli haritada Bucak Bağı Mescidi’nin yeri